Kullanıcı Adı:
Şifre:
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

Önce Ben, Sonra Müşteri
Lâle A. Rona

BAŞARILI VE MUTLU OLABİLİRSİNİZ

Genelde herkesin yaşamdan iki beklentisi var: Başarı ve mutluluk . Ancak etrafımıza baktığımız zaman başarı ve mutluluk bazı insanların şansı gibi gözükürken, diğer insanlar için de, sanki şans onlardan yana değilmiş gibi gözükmüyor mu?

İnanıyorum ki, siz büyüklük için yaratıldınız ve her şeyin en iyisine lâyıksınız.

İnsanlar ne kadar başarıyı yakalayamadıklarını düşünürlerse düşünsünler, bunu aşabilirler. Nereden mi biliyorum? Çünkü ben de o insanlardan biriydim.

Kitabımın ilk bölümlerinde bir insan olarak daha başarılı ve mutlu olma, 5. ve 6. bölümlerinde de bir profesyonel olarak daha başarılı ve mutlu olma yöntemlerini bulacaksınız.

BAŞARI HAKKINDA YANLIŞ ANLAMALAR

Başarılı olmak isteyen bir çok insanın başarılı olamamasının nedeni, “başarı”nın anlamını bilmemeleri veya yanlış anlamalarıdır.

En pahalıya patlayan yanlış anlama da, başarıyı günlük yaşamın doğal bir parçası olarak değil, alınyazısı ile gelen bir özellik olarak düşünmeleri. Yani bazısına verilmiş, bazısından sakınılmış, ara sıra tadına varılan, fakat asla sürekli sahip olunamayan bir özellik...

Bu insanlar başarıyı yarın, ya da “bir gün” ulaşılabilecek bir amaç olarak görüyorlar.

“Eğer param olursa...”

“Eğer şu kişi ile tanışabilirsem...”

“Eğer bir gün tecrübe kazanırsam...”

“Çevrem genişlerse...”

Henüz kapılarını çalmayan bir başarıyı sabırsızlıkla bekliyorlar. O kapının çalmasını hızlandırmak için de, çeşitli kumar ve şans oyunlarından medet umanlar da var.

Başarılı olmak isteyen bazı insanların da başarının şans, alınyazısı veya sahip olmadıkları bazı şeylere bağlı olmadığını öğrenmemeleri büyük bir talihsizliktir. Cehalet yerine bilgi yi seçselerdi, önlerinde duran duvarın harç ve tuğladan değil, sadece karton ve tutkaldan yapılmış olduğunu fark edeceklerdi.

Başarılı ve mutlu olmak için yapılan bir başka yanlış da, insanların başarılı ve mutlu buldukları bir kişiye benzemeye çalışmaları. Taklit olmaları yüzünden de, “kendileri olma” şansını ebediyen ellerinden kaçırıyorlar.

Adamın biri psikologa gider ve “kendimi bulmaya çalışıyorum. Bana yardım edin” der. Doktor sorar: “Kendinizi bulduğunuzda nasıl bir kişi ile karşılaşmak isterdiniz?” Adam bu soruyu şöyle yanıtlar: “Patronum Murat Bey gibi olmak isterdim. İş hayatında onun gibi başarılı olmak, onun gibi etrafı tarafından sevilmek, onun evi gibi güzel bir evde oturmak, onun kadar çok seyahat etmek isterdim.” Bu cevap üzerine doktor da, “siz kendinizi değil Murat Bey'i arıyorsunuz” cevabını verir.

İnsanlar kim olduklarını değil, kim olabileceklerini merak etselerdi, daha doğru olurdu.


Geri