| |
KAFESİN ÖTESİNDEKİ HAYAT
Şimdi anlatacaklarımı kalbinizle dinlemenizi istiyorum sizden...
... Bunu duymaktan ziyade hissetmenizi...
Belki bu size yardımcı olabilir.
Bir zamanlar, kafesin birinde bir canlı yaşıyordu. Bu kafes sık parmaklıklardan oluşmuştu. Canlı kafesin bir ucundan diğerine gidiyor, ama hep parmaklıklara çarpıyordu. Yukarıya zıplarsa da kafasını tavana vuruyordu.
Bir süre sonra bu canlı, içinde bulunduğu kafesin varlığını anlayıp, durumu kabullendi. Ve dedi ki:
“Benim gerçeğim bu işte. Bu benim kişiliğim, her şey bundan ibaret , hiçbir şey farklı olmayacak.”
Artık bütün yaptığı kafesin içinde dönüp durmaktı.
Parmaklıkların arkasına taaaa uzaklara bakıyor, birtakım şeyler görüyor ama tam olarak anlayamıyordu. Olan biteni tam kestiremiyordu. Bir süre sonra o da alıştı.
Canlı için, yaşayıp nefes alacağı tek yer burasıydı.
Bir gün gökyüzünde siyah bir nokta gördü. Bu nokta gittikçe büyümeye başladı. Yaklaştı, yaklaştı... Daha da yaklaştıkça, canlı bunun bir kuş olduğunu anladı. Kuş ona yaklaştıkça büyüdü, büyüdü, kafesin üzerinde birkaç tur attıktan sonra kafesin yanına kondu.
Kuş dedi ki: “Kafesin içindeki hayattan memnun musun? Çünkü ben sana dışarıdaki hayatı tanıtmak istiyorum”.
Kafesin içindeki canlı dışarıdaki hayat hakkında hiçbir şey bilmediğini söyledi. Kuş da ona “seni çıkartacak gücüm var” dedi ve yanında getirdiği testereyi gösterdi. Kuş testereyle parmaklıkları kesmeye başlamıştı ki canlı bundan çok korkup kafesin öbür ucuna kaçtı. Aniden kafesin içinde ne kadar rahat olduğunu anlatmaya başladı. Bu yeni imkan ona şok yaşatmıştı. Kuş birkaç parmaklık kestikten sonra canlıyı dışarıya davet etti. Canlı durumdan tam emin olamadığı için bir ileri bir geri gitti ve sonunda kendini kafesin dışına attı. Dışarıda son derece korkmuş durumdaydı, hayatında bir ilki yaşıyordu.
Canlı ile kuş yürümeye başladılar. Canlı birdenbire bir “kartal”ın yanında yürüdüğünü fark etti. Çok büyük ve harika bir kuştu. Gözlerinde kıvılcımlar yanıyordu. Kocaman bir aynanın önünden geçerlerken, canlı iki kartal gördü. Döndü, sağına soluna baktı. Sadece bir kartal gördü. Aynaya baktı. iki kartal gördü. Kendinin de bir kartal olduğunun farkında bile değildi. Kartal ona dedi ki: ”Beni hiç uçarken gördün mü? Sana göstereyim. Bu sırtındakilere kanat deniyor.
Onları uçmak için kullanıyorsun”.
Ve ona uçmayı öğretti. Son derece dik bir yamaca geldiler. Kartal yeni arkadaşına dedi ki:
”İşte zamanı geldi. Şimdi özgürlüğüne doğru uçabilirsin”. Arkasından azıcık itti. Kartal kanatlarını açtı ve özgürlüğü hissetti. Taaa bulutların üstüne kadar uçtular. Akrobatik hareketler yapıyor, harika vakit geçiriyorlardı. Birlikte tepelere çıktılar ve çok uzun zamandan beri baktığı göle gidip su içtiler.
Özgürlüğüne kavuşan kartal bir gün bulutların arasında uçarken yere baktı ve bir kafes gördü. İçinde de bir canlı...
Siz olsanız ne yapardınız?..
Uçun. Daha yükseklere uçun...
|